Faik Kurtulmuş ve Gürol Irzık’ın Yeni Kitabı Oxford University Press’ten
Bilgi, insanların gelişip serpilmesini ve demokratik yurttaşlığı desteklemede, aynı zamanda toplumların adalet arayışını sürdürmelerine olanak sağlamada hayati bir rol oynar. Bu bilginin önemli bir bölümüne erişme olanağı; haber medyası, bilim ve eğitim gibi kurumların birlikte işleyişine bağlıdır. Kurtulmuş ve Irzık, bu yapıyı “toplumun epistemik temel yapısı” olarak adlandırmaktadır. Siyasal eşitliğe ve herkesin gelişip serpilmesi için eşit fırsatlara sahip olması gerektiğine yönelik yaygın kabul gören anlayışla birlikte düşünüldüğünde, bu durum çoğu zaman gözden kaçan ancak önemli bir sonuca işaret eder: Toplumlar yalnızca gelir, haklar ve fırsatları nasıl dağıttıkları açısından değil, epistemik temel yapılarının yurttaşların ve toplumun bilgi ihtiyaçlarına ne ölçüde iyi ve adil biçimde hizmet ettiği açısından da değerlendirilmelidir.
Kitap, dağıtımsal epistemik adalet anlayışını iki temel gereklilik üzerinden geliştiriyor. İlk olarak, adil bir epistemik temel yapı, yurttaşlara kendi iyilikleri, ortak iyi ve bunlara nasıl ulaşılabileceği üzerine değerlendirme yapabilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye erişmede adil fırsatlar sunmalıdır. İkinci olarak ise yurttaşların ve kamu görevlilerinin adaletin gereklerini yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiyi üretmeli ve yaymalıdır.
Siyaset felsefesi ile bilim felsefesini bir araya getiren ve epistemik temel yapı içerisindeki kurumlara ilişkin kapsamlı ampirik araştırmalardan yararlanan Kurtulmuş ve Irzık, bazı grupların bilgi ihtiyaçlarına ayrıcalık tanıyan, bilgi üretiminin güvenilirliğini zedeleyen ve haklı temellere dayanan güveni aşındıran yapısal güçleri inceliyor. Gerçek yaşamdan örnekler ve ampirik çalışmalar aracılığıyla, dağıtımsal epistemik adaletsizliğin temel toplumsal değerlere erişimi nasıl sınırladığını, siyasal eşitsizliği nasıl pekiştirdiğini ve adalet arayışını nasıl sekteye uğrattığını ortaya koyuyorlar.
Kitap bu doğrultuda, epistemik temel yapının değerlendirilmesine yönelik bütüncül bir çerçeve sunarken, mevcut adaletsizliklerin giderilmesi ve daha adil bir toplumun oluşturulması için somut reform önerileri de geliştiriyor.