Sözleşmeci Etiğe Dayalı Sömürü Teorisi (proje no: 224K674)
Bu projede sömürü kavramı, T.M. Scanlon’ın What we owe to each other (Scanlon 1998) kitabında çerçevesini detaylıca çizdiği sözleşmeci etik (contractualism) çerçevesinde ilk defa tanımlanacak ve sömürü kavramına özgü, literatürde geçen sorunlar oluşturulan yeni çevçeve ile ilk defa incelenecektir. (Bu proje önerisi boyunca “sömürü kavramı” ve “sömürü teorisi” sözleri aynı anlama gelecek şekilde kullanılmıştır.)
Projenin araştırma soruları:
1. Mevcut sömürü teorilerinden daha kapsayıcı bir sömürü teorisi nasıl olmalıdır?
2. Sözleşmeci etik çerçevesinde bir sömürü teorisi nasıl kurulabilir?
3. Sömürü içeren vakalara müdahale, sözleşmeci etik çerçeve açısından nasıl değerlendirilir?
4. Sömürücü etkileşimin gerçekleştiği arka plan koşulları sözleşmeci etik çerçeve açısından nasıl eleştirilebilir?
5. Sözleşmeci etik çerçevesindeki sömürü teorisi terhane etiğine nasıl uygulanabilir?
Proje Yürütücüsü: Hüseyin Sungur Kuyumcuoğlu
Hüseyin Kuyumcuoğlu lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünden, yüksek lisans derecesini aynı üniversitenin felsefe bölümünden ve doktora derecesini de SUNY Binghamton Üniversitesi felsefe bölümünden almıştır. Doktora tezi terhanelerin (sweatshops) normatif analizi üzerinedir. Doktora tezi sonrasında terhaneler üzerine makalaleri Journal of Business Ethics ve başka ilgili dergilerde yayınlanmıştır. Kuyumcuoğlu, şu anda Sabancı Üniversitesi'nde Yapay Zekâ Felsefesi, Hukuk ve Etik, Çevre Etiği ve Sürdürülebilirlik gibi dersler vermektedir.
Proje Bursiyeri: Sina Salim
Sina Salim, felsefe alanında yüksek lisans ve sosyoloji alanında lisans derecesine sahiptir. Akademik ilgi alanları, insan hakları, hafıza ve kamu politikası odaklı uygulamalı etik üzerine yoğunlaşmaktadır. Çalışmaları, sivil toplum ve STK bağlamlarıyla ilgilenerek, hak temelli uygulamaların etik ve politik boyutlarını incelemektedir
Proje Bursiyeri: Ahmet Cihan
Ahmet, lisans derecesini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe bölümünden almıştır. Epistemoloji, etik ve metafizik alanlarında araştırmalar yürüten, özellikle hakikat teorileri ve çağdaş bilgi krizleri üzerine yoğunlaşan bir felsefe yüksek lisans öğrencisidir. Temel araştırma ilgisi, “hakikat-sonrası” (post-truth) olgusunu bir anti-realist konumlanma olarak ele almak ve bu durumu “epistemik oryantasyon bozukluğu” olarak analiz etmektir. Çalışmalarında toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği için “inanç etiği” ve “sözleşmecilik” çerçevesinde normatif bir epistemik tutumun gerekliliğini savunmaktadır.
Proje Bursiyeri: Ekin Gedik
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Felsefe bölümünde yüksek lisans öğrencisiyim. Aynı üniversiteden Felsefe ve Psikoloji çift anadal ile mezun oldum. Yüksek lisans tezim, insan sorumluluğunun, kayıtsız bir zamansal süreç içinde ortaya çıkan hiyerarşik olmayan bir hayatta kalma kapasitesi olarak anlaşılması gerektiğini savunan çevre etiğine odaklanıyor. Tezimde hakimiyeti reddeden ve zararı en aza indirme yükümlülüğümüzü onaylayan bir yönetim etiğini temel alıyorum. Akademik ilgim teori ve pratiği bir araya getirebileceğim uygulamalı etik üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle sorumluluk ve evrimsel zaman üzerine odaklanıyorum. Felsefi analizi sosyal bilimlerden elde edilen içgörülerle birleştiren disiplinlerarası araştırmalara değer veriyorum ve eleştirel düşünceyi, kavramsal netliği ve pratik alaka düzeyini vurgulayarak etik tartışmalara katkıda bulunmayı hedefliyorum.
TÜBİTAK STAR Bursiyeri: Mert Can Er
Mert Can, lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji bölümünde sürdürmekte ve Yeni Medya ve İletişim alanında yandal yapmaktadır. Akademik ilgi alanları ağırlıklı olarak toplumsal cinsiyet, biyopolitika, zamanın politiği (temporality) ve gelecek antropolojisi ekseninde şekillenmektedir. Çalışmalarında özellikle iktidar ilişkilerinin zamansallık ve gelecek tahayyülleri üzerinden nasıl kurulduğuyla ilgilenmekte; bürokratik süreçlerin marjinalize edilmiş gruplar üzerindeki disiplin edici gücünü araştırmaktadır. Ayrıca toplumsal cinsiyet kimliği ve güvencesiz emek bağlamında enformellik (informality) konularına da odaklanmaktadır. İlgilendiği kavramları hem sosyolojik hem de antropolojik boyutlarıyla ele alarak, teorik analizleri disiplinlerarası bir yaklaşımla incelemeyi hedefleyen bir lisans öğrencisidir
Toplantıya katılanlar: Proje yürütücüsü (PY), Bursiyer 1 (B1), Bursiyer 2 (B2), Bursiyer 3 (B3), STAR bursiyeri 1 (SB1)
Tartışılan metinler:
- Scanlon, T. M. (1998). “The Structure of Contractualism”, What We Owe to Each Other, s. 189–247. Belknap Press of Harvard University Press.
- Suikkanen, Jussi (2020). Contractualism. Cambridge: Cambridge University Press.
Toplantı içeriği:
Projenin teorik zeminini oluşturmak amacıyla bu ilk oturumda Scanlon'ın sözleşmeci etiğinin temel yapısı ele alındı. Scanlon'ın "The Structure of Contractualism" başlıklı bölümü çerçevesinde, bir eylemin yanlışlığının, o eylemi izin verilebilir kılan ilkelerin makul olarak reddedilebilir olmasıyla ilişkilendirildiği temel formül tartışıldı. Tartışmada, makul ret kriterinin bireyciliğe (individualism) dayandığı; yani ilkelere itirazların gruplar adına toplulaştırılmak yerine ayrı ayrı bireylerin gerekçeleri üzerinden değerlendirildiği vurgulandı. Bu noktanın, projenin sömürü analizinde dezavantajlı tarafın bireysel itirazlarını merkeze alması açısından kritik olduğu üzerinde duruldu. Suikkanen'in Contractualism adlı kitap bölümü ise teoriye sistematik bir giriş sağlayarak, sözleşmeciliğin diğer normatif teoriler (sonuçsalcılık ve Kantçı yaklaşımlar) karşısındaki konumunu ve teoriye yöneltilen başlıca itirazları haritalandırma imkânı sundu. Oturum, bursiyerlerin makul ret, gerekçelendirilebilirlik (justifiability) ve ilkeye dayalı muhakeme gibi temel kavramlar üzerinde ortak bir anlayış geliştirmesiyle sonuçlandı ve sonraki oturumların kavramsal altyapısını oluşturdu.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB1
Tartışılan metinler:
- Ashford, E. (2003). “The Demandingness of Scanlon’s Contractualism”, Ethics, 113(2), 273–302.
- Frick, J. (2015). “Contractualism and Social Risk”, Philosophy & Public Affairs, 43(3), 175–223.
Toplantı İçeriği:
Bu oturumda sözleşmeci etiğe yöneltilen iki önemli zorluk tartışıldı. Ashford'un makalesi çerçevesinde, sözleşmeciliğin aslında göründüğünden çok daha talepkâr (demanding) bir teori olabileceği iddiası ele alındı; Ashford'a göre dünya genelindeki yoksulluk ve yoksunluk göz önüne alındığında, makul ret kriteri görece varlıklı bireylere oldukça ağır pozitif yükümlülükler yükleyebilir. Bu iddianın, sözleşmeci bir sömürü teorisinin arka plan kırılganlıklarına ve yapısal yoksunluğa nasıl yanıt vereceği bakımından doğrudan ilgili olduğu belirtildi. Frick'in makalesi ise sözleşmeciliğin en bilinen zorluklarından birine, yani toplumsal risk (social risk) sorununa odaklandı: bir ilke istatistiksel olarak bazı belirsiz bireylere zarar verme riski taşıdığında, bu riskin makul ret değerlendirmesine nasıl dâhil edileceği tartışmaya açıldı. Tartışmada, ex ante ve ex post perspektiflerin bu sorunu farklı biçimlerde ele aldığı ve risk yüklemenin gerekçelendirilmesinin sözleşmecilik için merkezi bir mesele olduğu vurgulandı. Oturum, bu iki itirazın projenin geliştirmekte olduğu teori için hem bir sınav hem de bir fırsat oluşturduğu sonucuyla kapandı.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB1
Tartışılan metinler:
- Kumar, R. (2015). “Risking and Wronging”, Philosophy & Public Affairs, 43(1), 27–51.
- Suikkanen, J. (2019). “Ex Ante and Ex Post Contractualism: A Synthesis”, The Journal of Ethics, 23(1), 77–98.
Toplantı İçeriği:
Sözleşmeciliği daha iyi kavramak için, Suikkanen'in "Ex Ante ve Ex Post Sözleşmecilik" ve Kumar'ın "Risk Alma ve Haksızlık" adlı makaleleriyle ilgili olarak ex ante ve ex post kavramları arasındaki ayrıma odaklandık. Suikkanen'in makalesini tartışırken her iki yaklaşımın güçlü ve zayıf yönlerini tartıştık ve tamamen ex ante akıl yürütmenin, zararın istatistiksel olarak olası olmadığı durumlarda sorunlu ilkeleri sezgisel olarak haklı gösterebileceğini; tamamen ex post perspektifinin sosyal açıdan üretken risk içeren durumlarda zorlanabileceğini belirttik. Suikkanen'in hem fiili zararı hem de dayatılan riski dikkate alma girişimi, hibrit bir yaklaşımın ahlaki sezgilerimizi daha iyi yansıtıp yansıtmadığını düşünmemize ve tartışmamıza yol açtı. Kumar'ın makalesi, birine zarar vermenin sadece “gerçek zarar” vermekle sınırlı olmadığı, belirli türdeki risklerin dayatılmasının da ahlaki açıdan sorunlu olabileceği fikrini tartışıyor. Tartışmanın sadece sonuçlarla değil, bireylerin kendilerine dayatılan risklere nasıl makul bir şekilde itiraz edebilecekleriyle de ilgili olduğu savunuldu. Genel olarak, oturumda zamansal perspektifin ahlaki yargıyı nasıl şekillendirdiği ve sözleşmecilik içinde risk anlayışımızı nasıl derinleştirdiği tartışıldı.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB1
Tartışılan metinler:
- Scanlon, T.M., (2013). “Reply to Zona Stemplowska”, Journal of Moral Philosophy, 10: 508-514.
- Scanlon, T. M. (2021). “Contractualism and Justification”, Reason, Justification, and Contractualism: Themes from Scanlon, s. 17–44. De Gruyter.
Toplantı içeriği:
Bu oturumda Scanlon'ın kendi teorisini daha sonraki çalışmalarında nasıl açıkladığı ve savunduğu üzerinde duruldu. Scanlon'ın Stemplowska'ya yanıtı çerçevesinde, makul ret kriterinin yönelttiği itirazların doğası ve teorinin nasıl yorumlanması gerektiği tartışıldı; özellikle bireylerin gerekçelerinin nasıl ağırlıklandırıldığı ve makul redde konu olan itirazların kaynağı meselesi ele alındı. "Contractualism and Justification" metni ise sözleşmeciliğin merkezinde yer alan gerekçelendirme (justification) fikrini derinleştirme imkânı sundu: Scanlon'a göre ahlaki yanlışlık, eylemin başkalarına gerekçelendirilememesiyle, yani kimsenin makul olarak reddedemeyeceği ilkelerce desteklenememesiyle ilgilidir. Tartışmada, gerekçelendirilebilirlik fikrinin sömürü analizine nasıl uygulanabileceği üzerinde duruldu; sömürücü bir etkileşimin dezavantajlı tarafa gerekçelendirilemez olmasının, sömürünün yanlışlığını sözleşmeci terimlerle açıklamanın anahtarı olabileceği öne sürüldü. Oturum, bursiyerlerin Scanlon'ın olgun teorisindeki gerekçelendirme kavramını proje bağlamında değerlendirebilecek düzeye gelmesiyle tamamlandı.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB1
Tartışılan metinler:
- Kuyumcuoglu, H. S. 2021. "Sweatshops, Harm, and Interference: A Contractualist Approach" Journal of Business Ethics 169, 1–11.
- Morgan-Knapp, C. (2015). Nonconsequentialist precaution. Ethical Theory and Moral Practice, 18(4), 785–797.
Toplantı İçeriği:
Bu oturumda sözleşmeci etiğin sömürüye müdahale bağlamında uygulanması tartışıldı. Proje yürütücüsünün kendi makalesi çerçevesinde, terhanelerdeki çalışma koşullarına müdahalenin ahlaki izin verilebilirliği ele alındı; müdahalenin işçilere zarar verebileceği (örneğin işten çıkarmalara yol açabileceği) yönündeki "seçim argümanı" ve bunun sonuçsalcı yanıtının yetersizliği üzerinde duruldu. Sonuçsalcı toplulaştırmanın, işini kaybeden işçilerin haklı şikâyetini göz ardı ettiği; buna karşılık ex ante sözleşmeci yaklaşımın her bir beklenen mağduru beklenen kazanan haline getirmeyi şart koşarak bu şikâyete hakkını verdiği vurgulandı. Morgan-Knapp'in makalesi ise bu yaklaşımın felsefi temelini sağladı: sonuçsalcı olmayan bir önlem (nonconsequentialist precaution) anlayışı çerçevesinde, risk yükleyen tarafın beklenen mağdurlara karşı gereken özeni göstermesi gerektiği ve bunun iki strateji aracılığıyla — beklenen maliyeti azaltma ve beklenen faydayı artırma — sağlanabileceği tartışıldı. Oturum, bu iki stratejinin projenin sömürüye müdahale çerçevesinin çekirdeğini oluşturduğunun belirlenmesiyle sonuçlandı.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, STAR Bursiyeri 2 (SB2)
Tartışılan metinler:
- Zwolinski, M., Benjamin Ferguson, Alan Wertheimer, (2022). "Exploitation", The Stanford Encyclopedia of Philosophy, Edward N. Zalta & Uri Nodelman (eds.), URL = <https://plato.stanford.edu/archives/win2022/entries/exploitation/>.
Toplantı İçeriği:
Wertheimer, Zwolinski ve Ferguson'un "Sömürü" başlıklı makalesinin tartışılması, sömürünün yanlışlığına odaklanmakla kalmayıp, felsefi analiz yoluyla sömürü kavramını açıklığa kavuşturmaktadır. Sömürü, başlangıçta, kendi çıkarları için başkasının savunmasızlığından haksız bir şekilde yararlanmak olarak tanımlanmıştır. Tartışma daha sonra bireyler arasındaki belirli etkileşimlerde meydana gelen işlem sömürüsü ile daha geniş sosyal veya ekonomik sistemlere yerleşik olan yapısal sömürü arasında ayrım yapıyor. Temel tema, sömürünün sömürülen tarafın durumunu mutlak anlamda mutlaka kötüleştirmediği, ancak bazı sömürücü işlemlerin, faydaların adaletsiz dağılımı nedeniyle ahlaki açıdan sorunlu olsa da karşılıklı olarak fayda sağlıyor olabileceğiydi. Bu, neyin "adaletsiz" sayılacağı ve ahlaki temelin nasıl belirleneceği sorusuna yol açtı. Eşitlik veya yetkinlik gibi sonuçlara odaklanan temel açıklamalar, altta yatan adaletsizliği veya çarpık pazarlık koşullarını vurgulayan usul açıklamalarıyla karşılaştırıldı. Özetle, bu tartışmada sömürü sadece zarar vermekle ilgili değil, aynı zamanda normatif bir çerçeve içinde haksız bir avantaj elde etmeyi de içerir ve sömürüyle ilgili anlaşmazlıklar genellikle bu çerçeveyle ilgili daha derin anlaşmazlıkları yansıtmaktadır.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB2
Tartışılan metinler:
- Wertheimer, A. (1996). Exploitation (Bölüm 7). Princeton, NJ: Princeton University Press.
Toplantı İçeriği:
Bu oturumda sömürü literatürünün en etkili çalışmalarından biri olan Wertheimer'ın Exploitation kitabının ilgili bölümü tartışıldı. Wertheimer'ın sömürüyü karşılıklı yarar sağlayan (mutually advantageous) ve gönüllü olabilen, ancak yine de hakkaniyetsiz bir avantaj sağlama içerdiği için ahlaki açıdan sorunlu olan etkileşimler olarak analiz etmesi üzerinde duruldu. Tartışmanın merkezinde, sömürünün ille de mağduru mutlak anlamda kötü duruma düşürmediği, daha çok faydaların adaletsiz dağılımıyla ilgili olduğu fikri yer aldı. Wertheimer'ın hakkaniyetli bir değişimin ölçütü olarak hipotetik bir piyasa fiyatına (hypothetical market price) başvurması ve bu ölçütün güçlü ve zayıf yönleri değerlendirildi. Ayrıca bursiyerlerle birlikte, Wertheimer'ın sömürünün ahlaki ağırlığı ve ahlaki gücü (moral weight ve moral force) arasında yaptığı ayrım ele alındı; bu ayrımın, projenin geliştirmekte olduğu teoride sömürünün arka plan koşullarını analiz etmek için merkezi bir rol üstleneceği vurgulandı. Oturum, Wertheimer'ın hakkaniyet temelli çerçevesinin projenin sözleşmeci yaklaşımıyla karşılaştırılmasıyla tamamlandı.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB2
Tartışılan metinler:
- Sample, R. J. 2003. Exploitation: What It Is and Why It’s Wrong. (Bölüm 3) New York: Rowman & Littlefield Publishers Inc.
Toplantı İçeriği:
Bu oturumda Sample'ın sömürüye ilişkin saygı ve ihtiyaç temelli yaklaşımı tartışıldı. Wertheimer'ın hakkaniyet odaklı çerçevesinden farklı olarak Sample, sömürünün özünde başkasının insani değerine gereken saygıyı göstermemek, yani bir kişiyi yalnızca araç olarak kullanmak olduğunu savunur. Tartışmada, Sample'ın sömürüyü üç biçimde ele alışı incelendi: başkasının temel ihtiyaçlarından ya da kırılganlığından yararlanmak, başkasının değerini gözetmemek ve adil olmayan bir biçimde kazanç sağlamak. Sample'ın yaklaşımının, sömürünün karşılıklı yarar sağlayan durumlarda dahi neden yanlış olduğunu açıklama gücü üzerinde duruldu; çünkü bu yaklaşımda yanlışlık, sonuçtan ziyade dezavantajlı tarafa gösterilen tutumla ilgilidir. Bursiyerlerle birlikte, bu saygı temelli açıklamanın projenin ayırt etmeye çalıştığı temel/önemli ile önemsiz değişim kırılganlıkları arasındaki ayrımla nasıl ilişkilendirilebileceği değerlendirildi. Oturum, Sample'ın ihtiyaç ve saygı temelli ölçütünün, sömürünün çok boyutlu doğasını yakalayan çoğulcu bir teoriye katkıda bulunabileceği sonucuyla kapandı.
Toplantıya katılanlar: PY, B1, B2, B3, SB2
Tartışılan metinler:
- Berkey, B. 2019. Sweatshops, Structural Injustice, and the Wrong of Exploitation: Why Multinational Corporations Have Positive Duties to the Global Poor. Journal of Business Ethics.
- Ferguson, B. & McKittrick-Sweitzer, L. 2024. Moderate Structural Exploitation. Journal of Applied Philosophy.
- Zwolinski, M. 2012. Structural Exploitation. Social Philosophy and Policy, 29(1), 154-179.
Toplantı İçeriği:
Bu oturumda sömürünün yapısal boyutu üç farklı metin üzerinden tartışıldı. Zwolinski'nin "Structural Exploitation" makalesi çerçevesinde, sömürünün yalnızca bireyler arası tekil etkileşimlerde değil, daha geniş ekonomik ve toplumsal yapılara yerleşik biçimde de ortaya çıkabileceği; dolayısıyla bireysel niyet ya da kötülük olmaksızın da sömürünün gerçekleşebileceği ele alındı. Berkey'in makalesi, terhane bağlamından hareketle yapısal adaletsizlik ile sömürü arasındaki ilişkiyi inceledi ve çokuluslu şirketlerin küresel yoksullara karşı yalnızca negatif değil pozitif ödevleri de bulunduğunu savundu; bu iddianın, sömürünün arka plan koşullarına yönelik kurumsal sorumluluk tartışmasıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Ferguson ve McKittrick-Sweitzer'ın "Moderate Structural Exploitation" makalesi ise yapısal sömürünün aşırı (radikal) ve ılımlı yorumları arasında bir orta yol önererek, yapısal koşulların bireysel etkileşimlerin sömürücülüğünü nasıl şekillendirdiğini analiz etti. Tartışmada bu üç metnin, projenin ahlaki ağırlık ve özellikle ahlaki güç kavramları aracılığıyla yapısal/arka plan koşullarını eleştirme çabasıyla yakından örtüştüğü belirtildi. Oturum, yapısal sömürü literatürünün projenin üçüncü iş paketi için zemin oluşturduğu sonucuyla tamamlandı.